Bir yaşam eseri olarak: Savaş Sanatı ve Sun Tzu

Sanat ve stratejik düşünme yetisi, insanlığın var oluşundan bu yana kendini göstermiş olan ve bizi biz yapan yegane unsurlardan olarak ele alınabilir. Bu iki kavram, insan zihnini hem geliştiren hem de onun yaşamına katkı sağlayan önemli birer faktör olarak da düşünülebilir. Doğada var olma çabasının stratejik düşünme konusunu güdüsel anlamda geliştirdiği ve ilkel insanın hayatını kolaylaştırdığı biliniyor. Sanat kavramı ise belki de yaşamın planlanması ve organizasyonu çerçevesinde şekillenmeye başladı ve hayatın bir parçası olarak kendini gösterdi.

Stratejik düşünce konusu insanın doğadan kopup toplumsal bir varlık olarak yaşamını süredürmeye başladığında daha da gelişkin bir hal aldı. Alet edevat yapımından sonra yüksek binalar yapmak, tapınaklar tasarlamak artık stratejik düşüncesinin sanat ile olan bağını ortaya koydu ve insanın hayatındaki anlamı geliştirdi. Savaş konusu ise bahsi geçen diğer iki konu kadar eski. Dünyanın geçirdiği birçok savaşın olduğunu hesaba katarsak ve buna teknolojinin payını da eklersek tam da bu üç faktörün birlikteliğini görmüş oluyoruz. İşte Savaş Sanatı da burada devreye giriyor…

“Girilmemesi gereken yollar vardır,üzerine gidilmemesi gereken askerler vardır, üzerine saldırılmaması gereken kentler vardır, mücadeleye gerek olmayan yerler vardır, yerine getirilmeyecek hükümdar emirleri vardır.”[1]

Sun Tzu’nun yazmış olduğu Savaş Sanatı isimli kitap da belki de dünyanın en çok okunan askeri strateji klasiklerinden olduğu bilinir. Tarihçi Ralph D. Sawyer, 2500 yıl önce Çin’de yazılmış olan bu kitabın Asya’daki en önemli askeri tez olduğunu söyler.[2] 13 bölümden oluşan bu kitap; savaşı bir sanat olarak ele alan, stratejik düşünceyi verdiği öğütler ve oturtmayı hedeflediği fikir ve yöntem yapısıyla destekleyen önemli bir eser. Kitabın akıbeti Sun Tzu’ya ve eski Çin kültürüne dayanıyor. Geniş çaplı bakıldığında bu eser, bir hayatta kalma mücadelesini savaş üzerinden anlatan fakat insan hayatının normal evrelerine de uygulaması gereken bir öğütler karması olarak ele alınabilir.

Sun Tzu, M.Ö. 6. yy’da yaşadığı bilinen bir komutan. Tarihi kayıtlara bakıldığında kendisi Sun Zi olarak da bilinir ve gerçek adının Sun Wu olduğu söylenir.[3] Sahibinin ölümünden sonra daha da ünlenen bu eser Kendi bölgesinde ve dünyada üstüne en çok araştırma yapılan eser olarak biliniyor. Savaş Sanatı’nın sanat, spor, siyaset, bilim ve hatta tasarım alanlarına dair birçok ismi etkilediği biliniyor.

 “Savaş bir karışıklıktır, kava dövüştür ve gelişi güzel olamaz. Bir kargaşadır top olmuş ve hakkından gelinemez. Kargaşa düzenden doğar, korku cesaretten doğar, zayıflık güçten doğar. Düzen (ya da) düzensizlik sayıdadır (örgütlenmededir). Cesaret (ya da) korkaklık tavırdadır. Güçlülük (ya da) güçsüzlük görünümdedir.”[4]

Düşmanı bilmenin başarıyı peşinde getireceğini söyleyen bir general olarak Sun Tzu’nun bu eseri, yalnızca savaş hallerinde değil; bir ordunun genel yönetiminde doğru yolda olunması için, yaşarken insan ilişkilerinde en uygun davranışın uygulanabilmesi için, siyasi adımların sağlam bir şekilde planlanabilmesi için, sanatın ve bilimin tüm evrelerinde adım adım ilerlenmesi ve gerçek başarıyı yakalamak adına edindiği başarıyla, 2500 yıl öncesinden bu güne hala en önemli kitaplıkların raflarında bir öğütler listesi olarak yer alıyor.

Yaşadığı günden bu güne, devlet yönetimini, savaş stratejisini ve uygulama şeklini, savaşın öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenleri, devlet yönetimi sırasında devletler (kendi dönemi için beylikler de denebilir) arası ilişkilerin nasıl yürütüleceğini başarısıyla kanıtlamış bir general olaran Sun Tzu, bizlere geçmişten günümüze stratejik düşüncenin uygulama şeklini, bir bütünlük içinde ele alarak anlatmıştır. Yaşamın bir detaylar bütünü olduğunu var sayacak olursak, bu detayların farklılıklar içinde oluşturduğu harmoninin insan hayatında belki de başarıyı yakalaması için önemli etkenlerden olduğunu söyleyebiliriz. Başarılı general Sun Tzu, bir mücadele yöntemi olarak savaşı, arkasına dayandırdığı güçlü fikirlerle destekleyen ve sanatsal bir düşünce tarzıyla uygulayan önemli bir isim.

Sun Tzu’nun  Savaş Sanatı’nda anlattığı yöntemleri diğer birçok askeri eserden ayıran en önemli unsur psikolojidir.[5] Bu noktada disiplinler arası bir hayatta kalma uygulamasının altına imzasını atan bu isimden öğrenilecek çok şey olduğu açık. Bir yönetimin (bu yönetim her ne olursa olsun) her şeyle bağlantılı olması gerektiğini, gerçek başarının bu sayede yakalanacağını yazan generalin, eserinin isminde de belirttiği gibi bir sanat üreticisi olduğu söylenebilir. Bizler sanatı, stratejik düşünmeyi, psikolojiyi yani yaptığımız işle bağlantılı olarak her şeyi kullanmayı bilmeliyiz. Sun Tzu da eseriyle bunu kanıtlamış önemli bir isimdir.

Yazan: Ece Zeren Aydınoğlu

[1] Sun Zi, Savaş Sanatı, Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi, “Sun Zi ve Eseri Hakkında”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017, 23.

[2] [1] Ralph Sawyer, The Seven Military Classics of Ancient China (Boulder, Colorado: Westview, 1993), 149.

[3] Sun Zi, Savaş Sanatı, Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi, “Sun Zi ve Eseri Hakkında”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017.

[4] Sun Zi, Savaş Sanatı, Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisi, “Sun Zi ve Eseri Hakkında”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2017, 14.

[5] http://www.classicsofstrategy.com/2015/11/sun-tzu-the-art-of-war-c-500-300-bc.html#1

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir